İnceleme: The Dark Knight Rises – Kara Şövalye Yükseliyor


İlk olarak film hepimizin bildiği üzere The Dark Knight Rises, Christopher Nolan’ın Batman üçlemesinin final filmiydi. Bu final kısmına sonra değineceğim. Filme bakacak olduğumuzda ilk size bahsetmek istediğim kısmı muazzam derecede olan görsel efektleri. Yani görsel efekt bakımından o aksiyonla birleştirildiğinde ortaya çıkan tablo harikuladeydi. Uzun süredir izlemediğim kadar aksiyona şahit oldum film boyunca. Tabi film oldukça uzun olduğu için(164 dakika,ortalama 2 saat 45 dakika gibi bir şey) her saniye temposu hiç düşmedi, Nolan yine tüm yeteneğini konuşturmuş.

Tabi bir de görsel efektlerden ziyade mekanik efektlerin de üzerinde çok fazla durulmuş. İkinci filmde gördüğümüz Batman’in sahip olduğu teknoloji ve aletleri daha üst seviyeye çıkarılmıştı. Tabi yine bir Nolan klasiği olarak 3D izleyemedik. Gerçi öyle çok bir 3D sahnesi yoktu ama daha görselliğe yönelik olabilirdi belki. Ama yine de imkanı olanlar IMAX tercih etsin henüz izlemediyse. Filmde koca bir şehri baştan aşağıya kullanmış olmak, o yıkım, o yaşanan olaylar görsel olarak çok tatmin ediciydi. Burada spoiler olmadı sanırım. Yani elimden geldiğince spoiler vermeyeye çalışıp sadece belli başlı detaylara üstten üstten değinmek istiyorum. Siz izlediğinizde genel olarak bahsettiğim bu kısımları çok rahat kavrayabileceksiniz zaten. Görselliğe bu kadar değindiğim yeter sanırım yani görsellik açısından çok başarılıydı.

The Dark Knight Rises - Catwoman

Şimdi senaryo kısmına değinmek istiyorum birazda. Öncelikli olarak serinin ikinci filminde ki Joker’i(Heath Ledger) yine saygıyla anmak istiyorum. Çok başarılıydı oyunculuğu, Joker karakterine olan hakimiyeti, muhteşem mimikleriyle. Burada değinmek istediğim kısım bu filmdeki yeni kötü karakter olan Bane.

Açıkçası filmi izlemeden önce Joker sonrası acaba Nolan ne yapacak, bu sefer Batman’in karşısına nasıl bir karakter çıkıcak diye çok detaylıca düşünürken yeni yarattığı bu Bane karakterine hayran kalmamak elde değil. Tom Hardy karakteri çok güzel yansıtmış. Yani film boyunca baştan sona hayranlıkla izledim sürekli. Filmi orjinal izlediğim için karakterin sesi felan da harikaydı. Hani Nolan yine başarmış, önümüze harika bir kötü adam koymuş. İzlediğinizde bana hak vereceğinizi biliyorum. Yani şurdan şuraya bağlamak istiyorum; bu kadar muhteşem bir yeteneğin olup, böyle muazzam karakterler yaratabilirken seriyi burda bitirmen şart mıydı Nolan?

Bu arada özellikle filmin kadrosu da çok iyiydi. Joseph Gordon-Levitt, Anne Hathaway, Morgan Freeman, özellikle Michael Caine ve tabi Liam Neeson. Filmde çok başarılı bir flashback sistemi vardı. Yani hem birinci, hem ikinci filmden sahnelerle birçok olayı hatırlatıp seyircinin daha kolay bağlantı kurulması sağlanmış. Süre özellikle çok iyi kullanılıp hiçbir konu açıkta kalmamış serinin sonu olduğu için. Düşünüyorum şu anda pek daha nerelerine değinsem spoiler vermeden diye ama. Bir de filmde özellikle birçok duyguyu yaşatmayı başarmış Nolan. Yani özellikle bazı sahneleri çok dram yüklü olmuştu. Hani izlerken hafiften bir gözlerim dolar gibi bile oldu.

The Dark Knight Rises - Bane

Efsanevi Bir Final

Filmin sonuna gelip, tüm bu kısımları özetleyecek olursam; serinin son filmi olmasını hem kabullendim, hem de keşke burada bitmeseydi dedim. Yani film hani bazen bir yemekten çok olur ama siz onu sevmezsiniz ama başka bir yemeği çok seversiniz onun da ikinci tabağı olmaz, tadı damağınızda kalır ya birebir o his işte. Çok mantıklı bir şekilde ilk filmle bağlantıları kurup şahane bir final yapmış olması bir yana tam da devamı gelip en az beşlenecek film serisi yolunda olan havasıyla film çok karmaşık duygulara itti beni.

Şöyle bir detaya değinmek istiyorum filmin tek olumsuz yanı olarak; filmde zaman geçişini anlatmak için kullanılan kar çok kalitesiz olmuş. Hani bazı kısımlar da çok ciddi sırıtıyordu. Yani fena değildi tabi ama gerçekçilik katmak için kış beklenebilirdi sanki diye de düşünmeden edemedim film boyunca. Yani film iki buçuk saat felandı ama hiç bitmesin dediğim filmlerden oldu. Battaniyem ve yastığım ile en az bir 8 saat daha sürse hiç bıkmadan, bir an bile düşünmeden izlerdim orası kesin. Bir de tabi Nolan hiç istifini bozmayıp finalinde yine deyim yerindeyse “Nolanlığını” yaptı. İzlediğinizde yine bu kısım tam yerine oturacaktır tabi. Toparlayacak olursam ne diyebilirim ki işte. Teşekkür edebilirim burdan sadece Nolan’a bu harika seriyi yaratıp bize sunduğu için. Film her açıdan efsanevi bir final olmuş.

O değil de film bayağı iyiydi. 9\10.

The Dark Knight Rises Filminin Fragmanı

Bu yazıya tepkin nedir?

Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Aşık Oldum Aşık Oldum
0
Aşık Oldum
Nazım
Yıllardır neredeyse izlemediği film - dizi kalmamış olan, sinema aşığı yazar.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnceleme: The Dark Knight Rises – Kara Şövalye Yükseliyor

giriş yap

Captcha!
Don't have an account?
kayıt ol

şifreni yenile

Back to
giriş yap

kayıt ol

Captcha!
Back to
giriş yap
Hangi Formatta İçerik Ekleyeceksin?
Anket
Voting to make decisions or determine opinions